Available on App Store
Get it on Google Play
EN
X
ç
ğ
ı
ö
ş
ü
point to point
Geniş Tasarım
İngilizce-Türkçe
Terimler/Kalıplar
Ingilizce-Türkçe Çeviri
kırda yapılan at koşusu
Ingilizce-Türkçe çeviriler: Atalay Sözlügü, 1. Basim
Indirim kodları, kupon ve kampanyalar için Jarrt
Ingilizce-Türkçe Ilgili Terimler
discuss from point to point
bir bir tartışmak
Fiil
up to a point
bir dereceye kadar
(severe) to the point of (cruelty)
(zalimliğe) varacak derecede (haşin)
answer to the point
tam cevapıni vermek
Fiil
answer to the point
sorulan soruya cevap vermek
Fiil
answer to the point
tam cevabını vermek
Fiil
+43
come a to the point
doğrudan sadede gelmek
Fiil
come straight to the point
doğrudan sadede gelmek
Fiil
come to the point
asıl konuya dönmek/gelmek, sadede gelmek.
get back to the point
konuya dönmek
Fiil
get exhilarated to the point of intoxication about sth
bir şey karşısında mest olmak
Fiil
get to the point
asıl konuya dönmek/gelmek, sadede gelmek.
give point to an argument
iddiasını sağlamlaştırmak
Fiil
go back to point
konuya dönmek
Fiil
keep to the point
konudan çıkmamak
Fiil
let's get back to the point
sadede gelelim
make (it) a point of honor to do sth
bir işi yapmayı namus/vicdan borcu saymak.
make it a point of hono u r to do sth
bir şeyi yapmayı şeref meselesi saymak
Fiil
More to the point, ...
Daha önemlisi, ...
not to put too fine a point on it
açıkçası, doğrusunu söylemek lâzımgelirse.
Not to put too fine a point on it, I didn't think your
DEVAMINI OKU
performance was very good.
GİZLE
not to the point
konu dışı
objection to point of law
davanın kararına itiraz
pin one's opponent down to a point
rakibini bir nokta da yakalamak ve yenmek
Fiil
pin one's opponent down to a point
rakibini bir noktada yakalamak ve yenmek
Fiil
point out to someone the folly of his conduct
birine davranışının budalalığını göstermek
Fiil
point to a happy issue of negotiations
müzakerelerin iyi sonuçlanmış olduğuna dikkat çekmek
Fiil
point to someone as the culprit
birini suçlu olarak göstermek
Fiil
point to the north
kuzeyi göstermek
Fiil
point to the south
güneyi göstermek
Fiil
point- to-point
bir noktadan öteki noktaya yalnızca taşımayı kapsayan bilet ücreti
return to a point later in one's lecture
konuşmasında bir konuya sonradan geri gelmek
Fiil
short and to the point
kısa ve öz
short and to the point
veciz
speak one's mind clearly and to the point
konuya bağlı kalmak
Fiil
speak one's mind clearly and to the point
yerinde söz söylemek
Fiil
speak one's mind clearly and to the point
açık ve isabetli konuşmak
Fiil
speak to the point
(a) konuya bağlı kalmak, (b) yerinde/isabetli söz söylemek, öz konuşmak.
stick to the point
konuya odaklanmak
Fiil
stick to the point
konudan ayrılmamak
Fiil
stick to the point
meseleye odaklanmak
Fiil
stick to the point
meselenin özünü kaçırmamak
Fiil
straight to the point
doğrudan sadede
stretch … to the breaking point
…i sonuna kadar zorlamak
Fiil
to be at such a point that
öyle bir noktaya gelmeli ki
to give a case in point
bir örnek vermek gerekirse
to put too fine a point on it
ince eleyip sık dokumak.
to the point
tam yerinde, isabetli.
be to the point
: (söz) yerinde/isabetli olmak.
Your advice was very
DEVAMINI OKU
much to the point
: Nasihatiniz gayet yerinde idi.
His speech was brief and to the point
: Konuşması kısa ve isabetli idi.
GİZLE
try sb's patience to breaking point
sabır brııni tüketmek
Fiil
Ingilizce-Türkçe terim çevirileri: Zargan Ltd.
Please enable JavaScript to view the
comments powered by Disqus.
Bize Ulaşın
Geri-bildirimde bulunun
E-Posta
*
Mesaj
Gönder